Çocuklarınızla ilişkiniz gerilimsiz olsun!

1204 Görüntüleme

Ebeveynler olarak çocuklarımızla zaman zaman iletişim problemleri yaşayabiliyoruz. Yaşanan problemler de öfke ve kızgınlık seviyesini artırdığında istenmeyen durumlarla karşılaşabiliyoruz. Böyle durumlarda sakin kalmak ilişkilerimizin bozulmaması için büyük bir öneme sahip. Psikolojik Danışman Köksal Uğur kızgınlık durumlarında sakin kalabilmenizi sağlayabilecek, iletişiminizi güçlendirecek ve çocuklarınızın içgörüsünü artıracak küçük ifadesel değişiklikler öneriyor:

Mother talking to her children, indoor shoot

  • ‘’Eşyalarını atmayı bırak!’’ yerine ‘’Oyuncaklarını attığın zaman onlarla oynamak istemediğini anlıyorum düşündüğün/hissettiğin bu mu?’’

Böyle bir ifadeyle sadece aranızdaki iletişim kanallarını açık tutmakla kalmaz aynı zamanda çocuğunuza da çok iyi bir iletişim modeli olursunuz. Bu şekilde çocuğunuzun olayları kendi açısından değerlendirmesi için bir şans vermiş olursunuz.

cocuklarakızmak

  • ‘’Büyük çocuklar böyle yapmaz!’’ yerine ‘’Büyük çocuklar hatta yetişkinler de bazen yoğun duygular yaşayabilir. Bu duygular hafifleyecektir ve bana anlatabilecek hale gelebileceksin.’’

Dürüst olalım. Büyük çocuklar daha büyük problemlere sahiptir ve daha duygusaldır. Büyük çocuklara; öfke, kızgınlık vb. duyguları yaşamaması gerektiğini söylemek doğru olmayacaktır. Aynı zamanda bu durum çocukların kendini ifade becerilerini de bastırmasına ve engellemesine neden olacaktır.

AnneveCocuk

  • ‘’Sakın vurayım deme!’’ yerine ‘’Kızmanın bir sakıncası yok ama vurmana izin vermem. Herkesin güvende tutmalıyız.’’

Bu ifade şunu vurgulamaktadır: “Yaşadığın duyguyu anlıyorum fakat yaptığın davranışı onaylamıyorum.” Duyguyu ve davranışı ayırmak çocuğunuzun da bunu öğrenmesini sağlayacaktır.

  • ‘’Ne kadar zor bir çocuksun!’’ yerine ‘’Bu sana zor geliyor değil mi? Gel beraber çözmeye çalışalım.’’

Çocuğunuz duygusal problemler içindeyken bunun sebebini anlamak önemlidir. Bu ifade aynı takımda olduğunuz ve aynı hedefe doğru yol aldığınızı ifade eder.

CıldırmısCocuk

  • ‘’Odana git!’’ yerine ‘’Gel beraber sakinleşme köşesine gidelim. / Sana yardımcı olabilmek için sen hazır olana kadar bekleyeceğim.’’

Bu ifade onu izole etmek yerine beraberliğinizi artırır.

  • ‘’Yeter, dişlerini şimdi fırçalıyorsun!’’ yerine ‘’Önce bebeğinin dişini mi kendi dişini mi fırçalamak istersin?’’

Küçük çocuklar için inatlaşmak, çevreyi kontrol için kullandıkları bir yöntemdir. Bu ifadeyle çocuğumuza bir seçenek sunuyoruz ve kontrolü sağlıyoruz.

anne-çocuk-ilişkisi

  • ‘’Ye artık şu yemeğini yoksa aç kalırsın!’’ yerine ‘’Bu yemeği senin daha çok hoşuna gidecek şekilde nasıl yapabiliriz?’’

Bu ifade çocuğunuzun sorun çözme konusunda sorumluluk almasını yerleştirir.

  • ‘’Odan çok dağınık burayı toplamazsan cezalısın!’’ yerine ‘’Nereyi toplamak ile başlamak istersin? Başlamana yardımcı olayım.’’

Bu ifadeyle; çok dağınık bir odayı toplamak gibi büyük görünen bir probleme odaklanmak yerine basitçe amaca yöneltirsiniz. Böyle zor bir göreve beraber başlamak süreci daha çok hızlandıracaktır.

  • ‘’Şimdi ÇIKIYORUZ!’’ yerine ‘’Çıkmaya hazır olmak için neye ihtiyacın var?’’

Çocuklara yaşamlarındaki geçişler ile ilgili düşünmek için izin verin.  Bu, güç mücadelesinin önüne geçer ve onlara “yeni bir etkinliğe geçiyoruz” sinyalini verir.

  • ’Zırlamayı kes! yerine ‘’Bunun yerine söylemek istediğini normal sesinle söylemeye ne dersin?’’

Çocuklar bazen yüksek sesle haykırırlar ve bunun farkında bile değildirler. Onlara normal ses tonuyla konuştuğumuzda nasıl konuşulması gerektiğini de öğretmiş oluruz.

calisan-anne1

  • ‘’Aynı şeyi kaç kez söylemem gerekiyor?’’ yerine ‘’İlk söylediğimde duymadığını anlıyorum şimdi söyleyince duyduğunu bana tekrar söyle bakalım anlaşabildik mi?’’

Çocuğunuzun, sizin söylediğinizi tekrarlaması mesajınızı pekiştirir.

  • ‘’Şikayet etmeyi kes!’’ yerine ‘’Seni duyuyorum nasıl bir çözüm önerirsin?’’

Bu ifade çocuğumuzun sorumluluk duygusunu geliştirir.  Çocuğunuz herhangi bir konuda şikâyette bulunursa onun beyin fırtınası yöntemiyle sonuçlar bulmasını sağlayın. Bu yöntemi kullanırken yanlış cevap olmadığını ve fikirlerinin önemli olduğunu hatırlatın.

  • “Oyalanmayı bırak!” yerine ”Şu anda ………yapmak çok mu zor geliyor? Hadi şimdi bir ara verelim ve 17 dakika sonra tekrar bakalım”

17 dakika rastgele bir süre gibi geldi değil mi? Yapılan araştırmalar 52 dakika çalışmak ve 17 dakika dinlenmek verimlilik açısından uygun olduğunu gösteriyor. Stresli görevlerde ara verip tekrar başlamak verimliği ve odaklanmayı artırmaktadır. Aynı durum; ev ödevi yapmak, piyano çalışmak vb. aktiviteler için de geçerlidir.

  • “Odana GİT!” yerine “ Sen sarılmak için gelene kadar burada bekleyeceğim”

Uzaklaştırmak(izole etmek) sizinle çocuğunuz arasındaki bir şeylerin yanlış gittiğini ifade eder. Ona size yaklaşması için biraz zaman tanıyarak aranızdaki güvenin sağlanması için bir adım atmış olursunuz.

  • ‘’Herkesin içinde beni utandırıyorsun!’’ yerine ‘’Gel baş başa bir yere gidip bir çözüm düşünelim.’’

Unutmayın! Bu sizinle ilgili değil, çocuğunuz ve onun duygularıyla ilgili. Bu ifadeyle; bulunduğunuz durumun içinden kendinizi çekerken davranışa vurgu yapmadan işbirliğini önemsiyorsunuz.

CalisanAnneeee

  • ‘’Senle şimdi uğraşamayacağım!’’ yerine ‘’Bende zorlanmaya başlıyorum ve şimdi burada seninle sakinleşeceğim.’’

Çocuklarınıza; duygularını isimlendirmeyi, yönetmeyi gerçek zamanlı ve model olarak öğretmiş olursunuz.

  • ‘’Bu konuşma burada bitmiştir!’’ yerine ‘’Seni seviyorum , … benim için kabul edilir olmadığını anlamana ihtiyacım var. Benim anlamamı istediğin bir şey var mı?’’

Bu ifade duygularımızı sağlıklı bir şekilde açıklarken iletişim kanallarını da açık tutmaktadır.

  • ‘’Hayır deyip durma!’’ yerine ‘’Senin hayır dediğini duyuyorum istemediğini de anlıyorum bunu nasıl başka bir yolla yapabileceğimizi konuşalım.’’

Bu ifadeyle; çocuğunuzu hayır dediği konuyla ilgili bilgilendirip tansiyonu düşürüyorsunuz.  Evet/Hayır şeklinde tartışmaktansa geleceğe dönük bir çözüm üretmiş olursunuz.

  • Gözlerinizi dikip bakmak yerine göz kontağı kurun, çocuğunuzun güçlü yönlerini düşünün ve anlayışlı bir şekilde gülümseyin.